Lozan’da mühendislik eğitimi alan Hakan Kavur, komşu Fransa’nın kadim bağcılık geleneği ile tanışınca, dededen gelen ‘toprak adamlığı genleri’ devreye girmiş olmalı ki, ülkeye döndüğünde ilk işi Gelibolu Yarımadası’nda yer alan Doğan Arslan bölgesinde 48 hektar toprak alıp bağ kurmak olmuş. Arazi seçiminde, Saros Körfezi’nden Ege Adaları’na, tüm Gelibolu Yarımadası’ndan Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’ne uzanan panoramik manzaranın yanı sıra, Marmara ve Ege’den esen hakim rüzgarlar, toprağın tınlı-killi, magnezyumlu ve demirli yapısı da önemli rol oynamış.

 

Yaklaşık 240 dönümlük bir bölümde kurulan bağlar, arazinin yamaçlarını düzlüklere bağlayan kısımlarına yerleştirilmiş; bu da doğal bir drenaj oluşturarak, bağların sulamaya gerek kalmadan ürün vermesini sağlamış. Dışarıdan müdahale olmayınca da, her sene değişen iklim koşulları, ortaya çıkan ürünlerde özgün farklılıklar yaratmış. Bağların en önemli özelliklerinden birisi iki denizi de aynı anda görmesidir. Bağlar sol tarafta Marmara Denizi ve
Çanakkale Boğazına bakmaktadır. Bu yamaçlara tepeden aşağıya doğru Merlot ların değişik klonları ekilmiştir. Arazinin Saros Körfezi’ne bakan yamaçlarında Cabernet Sauvignon ekilidir. Arazi içindeki değişik yapıdaki parsellerde, değişik klonların dikilmesi sebebiyle, tat katmanları oluşmaktadır.
Bağlar Doğan Arslan tepesinde, Lysimacia ve Kardia antik kentinin kurulmuş olduğu bölgededir. Bağ arazisi içinde eşi görülmemiş bir komuta mevzii yer almaktadır. 2. Dünya Savaşı döneminden kalmış olan dağların içine oyulmuş tüneller ve 16 odadan oluşan komuta mevziileri görülmeye değerdir.
Gali markası, adını Rumca “güzel şehir” anlamına gelen Kallipolis’ten almış. Zamanla Gelibolu’ya dönüşen isim, Osmanlıcada da ‘pahalı, kıymetli, haddini aşan’ anlamına gelen Gali kelimesine kaynaklık etmiş; “hem toprağın tarihi ile bağlantılı hem de ürünleri tanımlayacak daha şık bir isim olamazdı herhalde”
diyen Hakan Kavur, markasının amblemini de yine yörenin tarihinde bulmuş. Büyük İskender’in ölümüyle dört dev parçaya ayrılan imparatorluğun Anadolu-Trakya bölümünü yönetmeye başlayan Lysimakos, Gali Bağlarının hemen yakınlarına düşen bölgede kendi adıyla Lysimakia kentini kurup, yine kendi adına sikke basmış – sene MÖ 305. Bugün bu kentten geriye hemen hemen hiçbir şey kalmamış olsa da, generalin ‘Aslan Avcısı’ İskender’in anısına bir yüzüne aslan figürü, diğerine de İskender’in portresini bastırdığı sikkeler, bugün Gali’nin etiketleri üzerinde sonsuz hayatına devam ediyor.

 

Gali Bağ Gezileri

 

Gali bağları önceden randevu alarak gezilebilir. Ziyaret saatini de yine karşılıklı görüşmeyle belirlemekte yarar var. Çanakkale Boğazı ve Saros Körfezi manzaralı bağların içinde bulunan bağ evinde, gruplara randevulu olarak sunulabilecek leziz Trakya kuzusu ve mevsiminde tabii ki sardalye ve taze istiridye spesiyaliteleri vardır.

 

Doğan Aslan Mevkii Gelibolu www.gali.com.tr T. +90 212 671 19 91
Havaalanına uzaklık: İstanbul Atatürk 230 km

Toprak, asma, insan… En iyiyi üretebilmek idealinde yorulmak bilmez bir adanmışlık ve birliktelik. Bağcılık için çok elverişli bir coğrafyanın güçlü teruar desteği, yüksek teknolojik altyapı ve insan gücünün dengeli birleşimi ile tutkuyla üretilen Suvla, Kabatepe bölgesinde deniz manzaralı çam ormanları ile çevrelenmiş, yoğun iyot ve reçine kokuları içindeki 11 yaşındaki aile bağları Bozokbağ’da yetişen üzümlerden üretiliyor.

 

Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki aile bağları ile ait oldukları muhteşem coğrafyayı ve tarihle dolu bir geçmişi geleceğe taşımayı hayal ediyor.
Tarihi yarımadanın Kuzey Ege ve Marmara denizleri arasında yer alan, güçlü karayel ile şekillenen, killi toprak yapısı ile güçlü teruar özellikleri taşıyan 640 dönümlük organik bağlarda yetişen varyeteler; Cabernet Sauvignon, Merlot, Shiraz, Cabernet Franc, Grenache Noir, Petit Verdot, Chardonnay, Sauvignon Blanc, Roussanne, Marsanne; yerliler ise tarihi yarımadaya özgü Kınalı Yapıncak ve Karasakız’dan oluşuyor. Pınar ve Selim Zafer Ellialtı tarafından 2003’te kurulan Bozokbağ, yaz kış demeden bağlarda çalışan onlarca kadının,
hiç ara vermeksizin büyük sadakatle yöre köylerden gelerek, büyük emekler verdiği onbir yaşındaki çocuğu gibi. Her bir bağbozumu ve kış budaması onlar için ayrı bir heves, ayrı bir heyecan. Yüksek kalitede şato tipi üretim yapabilmek için üzümlerin en doğru şartlarda işlenmesi amacıyla kaliteye odaklı bağcılık teknikleri ile ve en yakın mesafe prensibine göre Eceabat’ta
konumlandırılan Suvla tesisi, yerçekimi sistemi, özel soğuk hava odaları ve özel iklimlendirilmiş kavı ile, gelişmiş teknoloji ve doğal yöntemlerin kullanıldığı çağdaş bir üretim merkezi. Suvla, dünya çapındaki önologların danışmanlığı ve yine alanında uzman bir ekibin titiz çalışmasıyla, 2010’dan günümüze,
bağ verimine bağlı olarak ortalama 650 tonluk üretimi ile, sektör için çok kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içerisinde kalitesini ulusal ve uluslararası ödüllerle taçlandırmış, aranılan ve beğenilen markalardan biri olmayı şimdiden başarmış durumda.

 

Suvla Bağ Gezileri

 

Suvla, doğal tarım ürünleri markası Kilye ile birlikte düzenlediği ‘Suvla Bağ Gezileri’nde lezzet severlere unutamayacakları bir serüven sunuyor. Yöresel lezzetlerle bezeli eşleşmeli öğle ve akşam mönüsüyle birlikte seyahatlerinin arka planını renkli bağ hikayeleriyle süslemek ve bağda akıp giden hayatın bir parçası olmak isteyen konuklar, Suvla Bağları’nı haftanın her günü 09.00-22.00 saatleri arasında ziyaret edebilirler. Suvla, Eceabat’taki konsept mağazası ve lokantasındaki gustosu ve enerjisiyle çok farklı ve keyifli bir lezzet durağı niteliğinde. Suvla ürünlerinin yanısıra, sadece yörede yetişen sebze, meyve ve zeytinlerin fabrikada doğal şartlarla işlenmesi ile elde edilen
Kilye Doğal Ürünler de bulunmaktadır. Büyük gruplar için rezervasyonun rica ediliyor.

 

İsmetpaşa Mah. Çınarlıdere No:11 Eceabat Çanakkale www.suvla.com

T. +90 286 814 10 00 Havaalanına uzaklık: Çanakkale 20 dk. (feribot ile)

© Copyright 2018 TTİDTrakya Turizm İşletmecileri Derneği - Tasarım Adil İbiş